Bağımlılık Üzerine
  • 05 Nisan 2021

Bağımlılık üzerine düşünürler, sosyologlar, psikiyatrlar binlerce kitap yazmışlardır. Bir çok tanımlama yapılmıştır bağımlılık üzerine. En bilindik tanım "bağımlı olan bireyin günlük yaşamını idame edemez hale gelmesi" olarak tanımlanır. Bu tanıma göre birey, yavaş yavaş önce sosyal hayattan kopmaya başlar, daha sonra da fiziksel sonunu hazırlar...

Bağımlılık davranışının son aşamasında ise çoğunlukla, bağımlı olanın ölümü gerçekleşir. Bağımlılığı oluşturan davranışın altında arzular, istekler, kabul görme, ait olma, dikkat çekme, kendini değersiz hissetme gibi duygu ve düşünceler vardır. Genelde bağımlı olan kişiler sosyal, fiziksel, ruhsal ve bilişsel olarak en çok zararı kendisine verir. Kısaca uyuşturucu, sigara, alkol, kumar, teknoloji, internet, kahvehane, seks gibi uzayıp giden bağımlılık türleri vardır.

Olumsuz etkileri olarak birey önce kendisine ve en yakınlarına (en çok sevdiklerine) zarar vermektedir. Bu zararın insanlığa olumsuz etkileri pek hissedilmez. Çoğu kişi ve sınıflara doğrudan ya da dolaylı olarak olumlu katkıları vardır.

Dikkatimi çeken en kötü bağımlılığa psikoloji alanında hiç değinilmemektedir: PARA. Günümüzde her şeyin maddi değeri para ile eşitlenmektedir. Para bağımlısı olan kişi bağımlılığından dolayı pek zarar görmez. Tam tersine parayı (sermayeyi) arttırmak için kendisinin dışında insanlara zarar verir. Küresel boyutu ile baktığımızda ise bütün insanlığa, ekolojik yaşama ve dünyanın bütününe zarar vermektedir. Para, sermaye, kapital, likidite, elmas, altın, değerli madenler (hangi terimle kullanmak isterseniz) gibi alanlardaki bağımlılık; bırakın lokal düzeyde küresel anlamda milyonlarca insanın ölümüne neden olan I. ve II. Dünya Paylaşım Savaşlarına neden olmuştur. Hala dünyanın her yerinde yüzlerce insan ölmektedir bu yüzden. Büyük düşünüre saygı ile....